Montessori Felsefesi

Montessori Felsefesi

1. Aktif Öğrenim ilkesi

2. Kendiliğinden Etkinlik İlkesi

3. Alıştırmanın Tekrarı İlkesi

4. Özgür Seçim ilkesi

5. Normalleştirme

6. Yetkilendirme

7. Değerlendirme

Montessori ilkeleri başlığı altında metod iki temel kurala dayanır:

1. Çocuk bütün faaliyetleri kendi seçerek ve kendi yaparak katılır. Kendi için hazırlanmış çevrede özgür kalır.

2. Bütün faaliyetler, duyu hareket yolu ile algılanmalı, her egzersizin safhaları değişmemeli, ileri safhalara geçmeleri serbest bırakılmalıdır.

3. Montessori’ye göre zeka sınıflandırma, sıraya koyma yeteneğidir. Çevresi ile ilişki kurarak bu yeteneği ortaya çıkartır. Montessori’nin bu anlayışı, Montessori materyallerinin hazırlanmasında ve kullanılmasında önemle dikkate alınır.

Montessori Eğitiminde Öğrenme Süreci

Kozmik eğitim sürecinde çocuk duyusal keşiflerle kendini gerçekleştirirken mantık ve hayal gücünü de kullanarak sosyal ve ahlaki açıdan da kendisini mükemmel şekilde oluşturur.

Bu yöntem, çocukların doğal davranışları esas alınarak, bu davranışlar üzerine kurulmuştur. Maria Montessori çocukların, kendilerine bir şeyler öğretmeyi bildiklerine inanıyordu. Sonraları, Montessori Yöntemi kullanmayan okullarda da eğitimin öğretmenden değil de çocuklardan başladığı düşüncesi, küçük çocukların eğitiminde önemli yer kazandı.

Çocuk eğitiminin başlangıcının soyut olanla değil somut olanla vurgulanması Maria Montessori’nin sistemiyle birlikte iyice yerleşmiştir. (Çünkü çocuk 11 yaşına kadar somut olarak yaşadığını öğrenir, anlam kazanan öğrenmeleri unutmaz). Maria Montessori Rousseau gibi uygarlığın çocuğu bozduğuna inanmaz.

Öğrenmede en önemli güdünün, çocuğun kendi motivasyonu olduğunu vurgular. Montessori sınıfları, çocukların en önemli becerilerinin kendi kapasite ve yeterliliklerini geliştirmek olduğunu kavramlarına yönelik olarak düzenlenmiştir. Çevre, program, etkinlikler ve işlevleri öğretmen tarafından hazırlanır, çocuğun yönlendirilmesi uyarılması sağlanır.

Böylesi ortamda çocuk erken yaşlarda öğrenmeyi sevmeye teşvik edilmiş olur. Sistem eğitim açısından çağdaş ve ilerici olmakla kalmayıp, yaşamda bilinmesi gereken çok şeyi öğretir.

Maria Montessori, yüz yıl önce kendisini çocuk davranışlarını gözlemlemeye adamış ve ortaya, Montessori eğitim sistemi çıkmıştır. Yaklaşımın iddiası insan doğasına en uygun eğitim biçimi olduğu. Mottosu: “Kendim yapabilmem için bana yardım et”

Montessori Eğitiminde Öğretmen

Çocuğun gözlenmesinde genel ilke fiziksel olarak özgür olabileceği ve çocuk için doğal olan çevre yaratmaktır.

Öğretmen çocuğa bilgi aktaran kişi değil, çocuğa uygun bir şekilde onu yöneten bir kişi olmalıdır. Bu nedenle çocuğu yalnız bulunduğu yerde değil, kendi kafasında da kafese kapatmamalıdır.

Söz dinlemek değil. Disiplinli çocuk kendi ihtiyaçlarını kendi başına giderebilen ve önce fiziksel sonra sosyal açıdan bağımsızlaşan çocuktur. Çocuk serbestçe hareket etmedikçe disipline hazır değildir.Öğretmen çocuğa nasıl davranmamasını değil, nasıl davranmasını anlatmalıdır. Hatta bunu kendisinin bulmasını sağlamalıdır. Yardım etmek; bu amaçla çocuğu pasif hale getirmemeli, gelişimini engellerken bağımlı kılmaya neden olmamalıdır.

Eğitimci, çocukta hangi iç güçlerin ve becerilerin ne zaman geliştiğini ve çocuğun o anda bulunduğu gelişim basamağında nelere gerek duyduğunu bilmelidir.

Çocuğu anlamak, incelemek ve bir davranışı niçin yaptığını bilmek gerekir. Böylece öğretmen çocuğu değil, çocuk öğretmeni eğitir.

Çalışma Öncesi

MATERYAL SUNUMUNDA ÖĞRETMENİN ÖNEMİ

Öğretmen tüm materyallerin, kendi yerlerinde, eksiksiz, temiz olmasını sağlar. Çalışmalar başkalarından önce, öğretmen çocuğun tamamlamış olduğu çalışmaları, şu anda durumun ne olduğu, hangi alıştırmaları tanıdığı, yeteneklerini, bundan sonra ne yapılacağı, yeni bir alıştırmanın tümünü mü yoksa bir bölümünün mü sunulacağı, ön hazırlığa ihtiyaç olup olmadığını bilmelidir.

Çalışma yapılacağı gün için, ilgiye ihtiyacı var mı, cesaretlendirilmesi gerekiyor mu, bir faaliyet arayışında mı, grup dersinde özellikle ilgi ister mi bilinmeli.

Çalışma anında, materyal adlandırılır, ilgili, doğal ve net bir tutum ile sürdürülür. Çocuk hata yaptığında vurgulanmaz, uygun bir zamanda çalışma tekrarlanır.

Öğretmen öğretici değil yardımcıdır. Öncelik çocuğa aittir. Çocuk aktif öğretmen pasif durumdadır. Çocuğun derinlerde büyümekte olan kişiliğini arayan öğretmen, hataları aramaz doğru yapması için destek olur.